Şistozomiyaz - İnfeksiyon Hastalıkları & Klinik Mikrobiyoloji Bilişim Ağı

İnfeksiyon Hastalıkları & Klinik Mikrobiyoloji Bilişim Ağı
İçeriğe git

Şistozomiyaz

Ders Notları > D3
Giriş
  • Bilharyaz olarak adlandırılır.
  • 1851'de ilk (üriner) şistozomiyazı tanımlayan Theodor Bilharz'dan (1825-1862 Alman parazitolog) gelir.
  • Salyangoz humması ve Katayama humması olarak da bilinir.
  • Schistosoma türündeki asalak solucanların neden olduğu bir hastalıktır.


Etiyoloji
  • Schistosoma cinsindeki yaprak solucanlarının (flukes, trematod) 20 kadar türü vardır.
  • İki major formu vardır.
    • İntestinal
      • S. mansoni: Kolon mezenterik venülleri. Afrika (çoğu), Doğu Akdeniz, Karayipler, Güney Amerika.
      • S. japonicum: İnce barsak mezenterik venülleri. Sadece Asya, batı pasifik bölgesi ülkeleri. Çin, Endonezya, Filipinler, Tayland.
      • S. mekongi: İnce barsak mezenterik venülleri. Güney Doğu Asya mekong nehri boyunca (Kamboçya, Laos, Tayland ve Vietnam)
      • S. intercalatum: Kolon mezenterik venülleri. Orta ve Batı Afrika yağmur ormanları.
    • Ürogenital
      • S. hematobium: Vezikal venöz pleksus. Afrika, Doğu Akdeniz, Hindistan, Türkiye.


Yaşam siklüsü


  • Erişkin solucan (10-15 mm uzunlukta) enfekte bireylerde venlere yerleşir ve yumurtalarını kana bırakır.
  • Kan dolaşımıyla çeşitli dokulara taşınan Schistosoma yumurtalarını idrar ve dışkı yoluyla sulara bırakır.
  • Suda çatlayan yumurtalardan miracidium denen minicik larvalar (titrek kirpikleriyle suda serbestçe yüzen) çıkar.
  • Bu larvalar, ara konak yumuşakçanın (tatlı su salyangozu) içine girer.
      • S. haematobium ve S. intercalatum'da Bulinus cinsi, S. mansoni'de Biomphalaria ve S. japonicum'da Oncomelania cinsi salyangozlar

    • Gelişmesini salyangozda sürdürerek serkarya larvasına dönüşür.
    • Sonra salyangozdan ayrılarak yeniden suda yüzmeye başlar.
        • Memeli bir konakçı olmadan suda sadece 48 saat yaşayabilir.
    • Larvalarla kirlenmiş sularda yüzen ya da çıplak ayakla yürüyen insanın derisinden içeri girer.
        • Rezervuar: Primatlar, kemirgenler, evcil hayvanlar ve insanlar
    • Serkaryalar önce kan damarlarına geçer, birkaç hafta orada kalır, oradan karaciğere giderek olgunlaşır.
    • Olgunluğa ulaşıldığında çiftleşme gerçekleşir ve yumurta üretilir.
    • Yumurtalar mesane ve bağırsağa girer. İdrar ve dışkı yoluyla atılır ve süreç tekrar eder.
    • Kan dolaşımıyla vücudun çeşitli yerlerine ulaşarak hastalık belirtilerine yol açar.
    • Böylece yaşam döngüsü tamamlanmış olur.





    Epidemiyoloji
    • Dünyada yaklaşık 210 milyon kişiyi etfekte olur.
    • Her yıl 12.000-200.000 kişi ağır enfeksiyon geçirmekte ya da hayatını kaybetmektedir.
    • 70'i aşkın ülkede yaklaşık 700 milyon kişi, hastalığın yaygın görüldüğü bölgelerde yaşamaktadır.
    • En yüksek ekonomik etkiye sahip asalak hastalığı olarak sıtmanın hemen ardından gelmektedir.
    • Antik dönemlerden 20. yüzyılın başlarına dek, şistozomiyazın kanlı idrar belirtisi Mısır'da menstrüasyonun erkek versiyonu olarak görülmüş ve erkek çocuklar için bir geçiş töreni olarak değerlendirilmiştir.
    • İhmal edilen tropik hastalık olarak sınıflandırılmaktadır.


    Global şistozomiyaz dağılımı 2012 (WHO)



    Risk grupları
    • Özellikle gelişmekte olan ülkelerdeki çocuklar arasında çok yaygındır.
    • Çiftçiler
    • Balıkçılar
    • Gündelik işleri için hastalığın bulaştığı suları kullanan kişiler


    Klinik
    • Birçok kişi semptomsuzdur. Semptom görülürse genellikle 4-6 hafta sürer.
    • Hastalığın ilk belirtisi genel bir hastalık hissi olabilir.
    • Enfeksiyondan sonraki 12 saatte, giriş yerinde "yüzücü kaşıntısı" denen karıncalanma hissi veya hafif makülopapüler raş olabilir.
    • Uyuz ve diğer döküntü türlerini taklit edebilir.

    • Diğer semptomlar 2-10 hafta sonra ortaya çıkabilir ve ateş, ağrı, öksürük, ishal, titreme veya lenfadenopatiyi içerebilir.
    • Yumurtalar beyne veya omuriliğe göç ederse, nöbetler, felçler veya omurilik iltihabı mümkündür.

    - İntestinal şistozomiyaz
    • Yumurtalar bağırsak duvarına yerleşir ve granülomatöz reaksiyona neden olur.
    • Kolonun tıkanmasına ve kan kaybına neden olabilir.
    • Şiş göbekli kimse görünümü verebilir.
    • Yumurtalar ayrıca karaciğere yerleşerek portal hipertansiyona, splenomegali'ye neden olabilir.
    • Özefagus veya GİS'te yaşamı tehdit eden genişlemeler, şişlikler ve yırtılmalar ile kanamalar ile seyredebilir.
    • Nadir durumlarda, merkezi sinir sistemi etkilenir.
    • Kronik aktif şistozomiyazisi olan kişiler tipik semptomlardan şikayet etmeyebilir.


    - Akut form (Katayama ateşi)
    • S. japonicum ve S. mansoni en sık nedenidir.
    • Tanı çok güç olabilir.
    • Yumurtaya karşı immün reaksiyonla gelişir.
    • İlk enfeksiyondan haftalar veya aylar sonra, kan dolaşımından akciğerlerden karaciğere geçerken şistozomül göçüne karşı sistemik bir reaksiyon olarak ortaya çıkabilir.
    • Ateş, bitkinlik, halsizlik, letarji, başağrısı, kas ağrısı, hepatosplenomegali, bronkospazm.
    • Göğüs röntgeninde değişikliklerle birlikte kuru öksürük
    • Daha ziyade uzun süreli seyahatle turistlerde ve göçmenler gibi ilk enfeksiyonu olan kişilerde görülür.
    • Semptomlar kendiliğinden iyileşir, ancak küçük kısmında kalıcı kilo kaybı, ishal, yaygın karın ağrısı ve döküntü olabilir.
    • Sidal ilaçlarla erken tedavi, Kayatama sendromunu alevlendirebilir. Eş zamanlı glukokortikoid tedavi gerekir.



    - Kronik form
    • Yumurtaya karşı gelişen enflamatuar reaksiyonlar tablodan sorumludur.
    • Yumurtalar, mesaneye göçüne ve bağırsaklara atılmasına yardımcı olan proteolitik enzimler salgılar.
    • Çoğu enfeksiyon hafif semptomatiktir, endemik bölgelerde anemi ve yetersiz beslenme yaygındır.
    • Karaciğer, dalak, akciğerler veya beyinde granulom (T hücreler, makrofajlar, eozinofilleri içerir) ve ilişkili fibroz ile kendini gösterir.
    • Endemik bölgede uzun süre yaşayanlarda görülür.



    - Genitoüriner hastalık
    • S. haematobium, mesane ve üreterler etrafındaki damarlara göç eder.
    • Bu enfeksiyondan 10-12 hafta sonra idrarda kana neden olabilir.
    • Hematüri, dizüri, mesane polipleri/ülserleri, obstruktif üropetiler, hidronefroza ve böbrek yetmezliğine yol açabilir.
    • Mesane kanseri (özellikle skuamöz hücreli) tanısı ve ölüm oranı genellikle etkilenen bölgelerde yüksektir (Mısır'da hastalık kontrolü ile ölüm sayılarında azalma sağlanmıştır)
    • Mesane kanseri riski, sigara içen erkeklerde özellikle yüksek görünmektedir.
    • Kadınlarda HIV bulaşma oranlarının artmasına neden olabilecek genital lezyonlara da yol açabilir.



    - Gastrointestinal hastalık
    • S. mansoni ve S. japonicum, gastrointestinal kanal ve karaciğer damarlarına göç eder.
    • Bağırsak duvarındaki yumurtalar ve granulomlar, kanlı diyare, kramp tarzı karın ağrısı ve inflamatuvar kolonik polipozise neden olabilir.
    • Kronik intestinal şistozomiyaz, apandisitin akut komplikasyonları, perforasyon ve kanamaya neden olabilir.
    • Yumurtalar ayrıca karaciğere göç ederek, özellikle uzun süreli ağır enfeksiyonu olan kronik enfeksiyonlu kişilerin %4-8'inde fibrozise yol açar.
    • S. mansoni nedenli GİS şistozomiyazı artan HIV bulaşması ile ilişkilidir..



    - Merkezi sinir sistemi hastalığı
    • Serebral granülomatöz hastalığa sıklıkla beyindeki S. japonicum yumurtaları neden olabilir. Nöbet sıklığı bazalden 8 kat daha yüksektir.
    • S. mansoni ve S. haematobium kaynaklı omuruliğin granülomatöz lezyonları flask paraliziyle birlikte transvers miyelite yol açabilir.
    • Çoklu, büyük granülomlarla çevrili çok sayıda yumurtanın kitle etkisi, nöroşistozomiyazın psödotümöral formunu karakterize eder.
    • Baş ağrısı, hemiparezi, değişen zihinsel durum, baş dönmesi, görsel anormallikler, nöbetler ve ataksi.


    Tanı
    • Dışkı veya idrar mikroskopisinde parazit yumurtasının saptanması standart kriterdir.

    Dışkıda S. haematobium yumurtası

    • Doku histopatolojisi

    Karaciğer portal yolunda S. japonicum yumurtaları

    • Tam idrar tahlili (üriner şistozomiyazda hematüri ve proteinüri)
    • Hemogram (eozinofili)
    • Biyokimyasal testler
    • Seroloji (antijen, antikor testleri)
    • Radyoloji (USG)
    • PCR


    Tedavi
    • Prazikuantel ilk seçenektir.
        • Tek dozla kür oranı %65-90
        • Kür olmayanlarda yumurta atılımını %90'dan fazla azaltır.
        • Amaç, hastalığı iyileştirmek ve hastalığın kronik şekle dönüşmesini önlemektir.
        • Tüm şüpheli vakalar tedavi edilmelidir çünkü yetişkin parazit konakta yıllarca yaşayabilir.
    • Oxamniquine: S. mansonii tedavisinde etkilidir.
    • Metrifonate: Sadece üriner şistozomiyazda etkilidir.
    • Artemether: Enfeksiyonun ilk 3 haftasında Şistozomula'yı öldürebilir. Endemik bölgelerde profilakside kullanılabilir.
    • Ciddi veya kronik şistozomiyazda cerrahi gerekebilir.
    • DSÖ'ye göre;
        • Bir köydeki çocukların idrarında kan bildirimi >%50 ise köydeki herkes, %20-50 ise sadece okul çağı çocuklar tedavi edilmelidir.
        • %20'sinden daha azında semptom varsa toplu tedavi uygulanmaz.
    • Tarihsel olarak antimon potasyum tartrat, 1980'lerde prazikuantel gelişimine kadar tercih edilirdi.




    Korunma
    • Eğitim
        • Endemik ülkelerde tatlı suda yüzmekten kaçınılmalıdır. Okyanus ve klorlu yüzme havuzlarında yüzmek güvenlidir.
        • Güvenli su içilmelidir. Kontamine olabilecek sular 1 dakika boyunca kaynatılmalı veya içmeden önce filtrelenmelidir.
        • Tek başına iyot tedavisi, suyun güvenli ve tüm parazitlerden arınmış olduğunu garantilemez.
        • Banyo için kullanılan su, cercariae'yi öldürmek için 1 dakika kaynatılmalı ve sonra soğutulmalıdır.

    • Artemether ile profilaksi

    Güncelleme: 3 Ocak 2021
    Balıkesir / TURKEY
    ...................
    inh@drinh.com
    İçeriğe dön