Gastrointestinal Sistem Parazitozları - İnfeksiyon Hastalıkları Bilişim Ağı

İnfeksiyon Hastalıkları Bilişim Ağı
İçeriğe git

Gastrointestinal Sistem Parazitozları

E-Dersler
Parazitlerin Gruplandırılması

Protozoalar (Tek hücreliler)
  • Vücutları tek hücreden yapılmıştır.
  • Sarcomastigophora
      • Çoğunlukla aseksüel üreyen tek hücreliler
      • Sarcodina (yalancı ayaklılar): Entameoba histolytica
      • Mastigophora, Flagellata ya da Kamçılılar: Giardia, Leishmania, Trypanosoma, Trichomonas cinsleri
  • Apicomplexa:
      • Genellikle hücre içi paraziti
      • Cryptosporidium, Plazmodium, Toxoplazma, Babesia, Cyclospora, Cystoisospora cinsleri
  • Ciliophora, Silliler ya da Kirpikliler: Balantidum coli
  • Microspora:
      • İmmun baskın kişilerde hastalık oluştururlar.
      • Microsporidium gibi

Helmintler (Solucanlar)
  • Çok sayıda hücreden oluşur. İyi gelişmiş organlara sahiptirler.
  • Trematodlar: Vücutları yassı, yaprak şeklinde. Fasciola, Schistosoma
  • Sestodlar : Vücutları yassıdır. T.saginata, H.nana
  • Nematodlar: Vücutları silindir şeklinde olan yuvarlak solucanlardır. Ascaris lumbricoides, Enterobius vermicularis

Arthropodlar (Eklembacaklılar)
İki ana sınıfta toplanmışlardır
  • Akarlar ( keneler)
  • İnsektalar( bit, pire, sivrisinek )


Diyare .. GİS semptomu olanlar
  • Protozoa: Giardia lamblia, Cryptosporidium parvum, Entamoeba histolytica, Isospora belli, Dientamoeba fragilis, Balantidium coli
  • Nematod: Ascaris lumbricoides, Enterobius vermicularis, Trichuris trichiura, Ancylostoma duodenale, Necator americanus, Strongyloides stercoralis
  • Sestod: Taenia saginata ve T. solium,  Hymenolepis nana ve H. diminuta, Diphyllobothrium latum
  • Trematod: Fasciolopsis buski, Heterophyes heterophyes, Metagonimus yokogawai

Sistemik semptomu olanlar
  • Protozoa: Toxoplasma gondii, Sarcocystys spp.
  • Nematod: Trichineila spiralis, Toxocara canis ve T. cati, Dracunculus medinensis, Onchocerca volvulus, Loa loa, Angiostrongylus, Wucheria bacrofti, Brugia malayi gibi Lenfatik filaryazis etkenleri
  • Sestod: Echinococcus spp., Taenia solium
  • Trematod: Fasciola hepatica, Opisthorchis sinensis, Paragonimus westermani


Hastalık yapıcı özellikleri
  • Besin kaybı ve/veya kan kaybı
  • Bazı proteinlerine karşı konağın inflamatuvar cevabı: Schistosoma, Trichinella
  • İç organlara larva migransı: Strongyloides (hiperinfeksiyon), Ascaris (Löffler pnömonisi)
  • Barsakta obstrüksiyon: Ascaris


Klinik Belirtiler
  • Karın ağrısı, gerginlik: A. lumbricoides, S. stercoralis, T. trichiuria, Taenia, H. nana, G. lamblia, Cryptosporidium, Isospora
  • İshal: S. stercoralis, H. nana, G. lamblia, Dientamoeba fragilis, Cryptosporidium, Isospora, Cyclospora, Microsporidium
  • Dizanteri: E. histolytica, Schistosoma, Balantidum coli, T. trichiuria
  • Bulantı-kusma: Giardia
  • Anal kaşıntı: E. vermicularis
  • Kanlı dışkı: E. histolytica, T. trichiura
  • Anemi: Çengelli solucanlar (demir eksikliği anemisi), T. trichiura, D. latum (B12 vitamini eksikliği)
  • Kilo kaybı: T. trichiura, Giardia (%50)
  • Büyüme geriliği: Çengeli solucanlar
  • Rektal prolapsus: T. trichiura
  • Eozinofili: Toxacara canis, Trichinella spiralis, Çengelli solucanlar, Schistosoma




Protozoa

Entamoeba histolytica
  • Rezervuarı insandır.

  • Yalancı ayaklarla hareket eden, tek nukleuslu trofozoiti ve olumsuz şartlarda oluşan kistleri vardır.
  • İnsana bulaşma kontamine su ve gıdalarla alınan 4 çekirdekli kistlerle olur.

  • Nadiren cinsel yolla bulaşır.
  • Klinik olarak akut amipli dizanteri tablosu yapar.
  • Kalın barsakta şişe dibi tarzında ülserasyonlar saptanır.
  • Kanlı mukuslu ishal (tipik), kramp semptomları ile başvurur.
  • Bazen ameboma denilen kitleler yapar.
  • Yayılım sonucu karaciğerde abse oluşur.
  • KC abselerinin plevra yoluyla açılmasıyla akciğerde ve sistemik yayılımla beyinde abseler meydana gelebilir (Çukulatamsı abseler).
  • Abselerde kist şekline rastlanmaz.
  • Hastalık sonucu ince barsakta kistler oluşabilir. Bu kistler taşıyıcılarda yıllar boyunca hiç bulgu vermeden ya da aralıklı ishale yol açarak bulunabilir.
  • Tanı taze dışkıda tipik hareketli, eritrositleri fagosite etmiş trofozoitler görünerek konulur.
  • Dışkıda eritrositler yoğun iken lökositlerin az olması
  • Charchot-Leyden kristalleri
  • Kümeler yapan eritrosit dizileri görülmesi basilli dizanteriden ayrımda yardımcı
  • Ayrıca ateş belirgin bir bulgu değildir.
  • Dizanteri dışı ishal olgularında ve taşıyıcılarda dışkıda sadece kist şekilleri görülebilir.
  • Abse varlığında serolojik testler (IHA) faydalı olabilir.
  • Antijen testi tanıda oldukça önemlidir.
  • Tedavide metronidazol önerilir.
  • Lümen içi patojenlere etkili ilaçlar: Diloksanid furoat, İodokuinol, Paromomisin
  • Sistemik etkili olanlar: Emetin, Dihidroemetin (özellikle abseler varlığında kullanılabilen çok toksik ilaçlardır)
  • Klorokin sadece kc absesinde etkili ve taşıyıcıların tedavisi önerilmektedir.


Giardia duedonalis
  • G. intestinalis ve G. lamblia olarak bilinir.
  • İnsanda en sık rastlanandır.

  • Kamçılı, ara konağı olmadan bulaşan bir protozoondur.
  • Kistlerle oral yoldan bulaşır.

  • Su kaynaklı salgınlar sıktır.
  • Kistler duodenumda açılarak trofozoitler meydana gelir. Trofozoitler duodenum barsak duvarına tutunarak yaşarlar.
  • Villus yapısında bozukluk yapar.
  • Asemptomatik olabilir.  
  • En sık olarak ishal (kronik ya da tekrarlayan)
  • Dışkı yağlı, kötü kokulu (steatore)
  • Uzun süren ishal sonucu yağda eriyen vitaminler (özellikle A vitamini) emilimi bozulabilir
  • Ağır büyüme-gelişme geriliği, malabsorbsiyonla sendromları yapabilir.
  • Hipogammaglobulinemi ve immunsupresyon durumlarında tedaviye yanıtsız, kronik infeksiyonlar izlenebilir.
  • Kistleri, rutin klorlama seviyelerine dirençlidir.
  • Tanıda taze dışkıda kistler (bazen trofozoidlerin) saptanır.
  • Kistlerde oval yapı ve sitoplazma ile kist duvarı arasındaki boşluk ve 4 nukleus tanıda yardımcıdır.
  • Trofozoiti yandan basık, armut görünümünde 2 nukleuslu ve 4 çift kamçılıdır.
  • Bazen duodenal sıvıda saptanarak tanı konulabilir (Enterotest) .
  • Tedavide metronidazol, ornidazol kuallanılır.


Cryptosporidium parvum
  • Barsak epitelinde hem seksüel hem aseksüel olarak gelişir.
  • Bulaşmasında kalın cidarlı ookistler önemli rol oynar.
  • Barsaklarda en sık jejunuma yerleşir.
  • AIDS olgularında ciddi, ölümcül, kronik ishallere neden olur (immunokompetanlarda çok nadir)
  • Bulaşma genellikle su kaynaklıdır. Daha nadiren insan-insan (cinsel temas dahil) bulaşabilir.
  • 5 yaş altı çocuklarda sıktır. Erişkinlerde geçici ishal kliniğine neden olabilir.
  • Kolera benzeri profüz sulu ishal
  • Malabsorbsiyon
  • Kolanjit yapabilir
  • Tanıda Kinyoun EZN yöntemiyle aside dirençli olarak (kırmızı) boyanır ve ookistler ile içindeki sporozoitler görülebilir.
  • Multipleks PCR panel testler kullanılabilir.
  • DFA tanıda en iyi yöntemdir.

  • ELİSA gibi yöntemlerle antijen tayini yapılabilir (giardia, E.histolytica ile birlikte kombine testler).
  • Tedavide Nitazoxanide veya Paromomycin
  • Dezenfektanlara ve suların klorlanmasına dirençlidir.


Dientamoeba fragilis
  • Kist şekli olmayan ameboid bir protozoondur.
  • Enterobius vermicularis yumurtaları ile taşınarak bulaşabilir.
  • Kamçılılar (flagella+) arasında yer almaktadır.
  • Gastroenterit etkenidir.
  • Amip değil. Flagellası ile hareketli
  • Kolonda hasara neden olur.

  • Dışkı mikroskopisinde iki çekirdekli trofozoitleri görülerek tanınabilir.
  • TEDAVI: doxycycline, metronidazole


Balantidium coli
  • Silliler arasında insanı infekte eden tek türdür.
  • İnsanda hastalık yapabilen en büyük protozoondur.
  • Domuzlarda yaygındır
  • Kontamine (kist) besinlerin ağızdan alınmasıyla bulaşır.

  • Ülkemizde pek rastlanmaz.
  • Genellikler belirti vermez. Portör olarak rol alır.
  • Nadiren karaciğer apsesi, nekrotizan pnömoni, gözde keratit bildirilmiştir.
  • Noninfektif Trofozoit (makronukleus ve mikronukleus içerir) ve infektif kist şekli var.
  • Tedavide tetrasiklin önerilir.

Cyclospora (C. cayetanensis)
  • Tek konak insandır.
  • Ookistleri ile bulaşır.
  • Özellikle su ve besinlerle bulaşır.

  • Kronik, tekrarlayan ishale yol açar.
  • Dışkıda ookistler EZN yöntemi ile gösterilebilir.
  • Ookistleri Cryptosporidiuma benzer fakat daha büyüktür.
  • Otofloresans vermesi ile görülüp tanınabilir.



Helmintler

İntestinal Nematodlar
  • Vücutları segmentsiz, uzun silindirik yuvarlak solucanlardır.
  • Çoğu toprak veya suda serbest yaşar.
  • Dünyada en yaygın görülen infeksiyonlardan biri olup milyonlarca insanı etkiler.
  • Sindirim ve üreme sistemi ve kas-sinir dokusuna sahip karmaşık çok hücreli mikroorganizmadır.
  • Vücut yüzeyleri kütikülle örtülüdür.
  • Uzunlukları birkaç mm'den 1 metreye kadar değişebilir.
  • S. stercoralis ve Capillaria philippinens dışındaki erişkin nematodlar konakta çoğalamazlar. Seksüel olgunluğa eriştikten sonra yumurta veya larva üretirler.
  • Sadece çoğalabilen ve yaşam döngüsünü tamamlayabilen erişkin nematodlar konakta aylarca, yıllarca yaşayabilirler.
  • İnsanda çoğalma görülmediğinden (S. stercoralis hariç) alınan parazitsayısı çok önemlidir.
  • Çoğu insana bulaşma aşamasında yumurtaların dış ortamda olgunlaşması gerekir.

  • Nadiren ölümcüldürler.
  • Klinik belirtilerin şiddeti konaktaki solucan yükü ile ilişkilidir.
  • Çoğu anemi ve gelişme geriliği ile sonuçlanır.
  • Kolesistit, karaciğer apsesi, apandisit gibi GİS komplikasyonlarına yol açabilirler.
  • İnsanlar 4 şekilde infekte olur.
      • Yumurtaların oral alınması (A. lumbricoides, E. vermicularıis, T. trichiura)
      • Kontamine toprakla direkt temas (S. stercoralis, A. duodenale, N. americanus)
      • Kan emen artropodlarla deriden (lenfatik filaryaz etkenleri)
      • Larvalı etlerin yenmesi (Trichinella)

Ascaris lumbricoides
  • Askariyazis etkenidir.
  • İnce bağırsakta yaşayan en büyük (15-50 cm) solucandır.
  • Bağırsakta 18 ay canlı kalabilir. En sık jejenum ve ileum orta kısımda bulunur.

  • Embriyonlu yumurtanın oral alınmasıyla bulaşır.
  • Mide asidi ile yumurtanın koruyucu dış kabuğu sindirilir ve serbest kalan larvalar ince barsağa geçer.
  • Larva, bağırsak duvarını delerek hematojen yolla karaciğer ve akciğere göç eder.
  • Alveol, bronş ve trakea yoluyla farenkse gelir ve tekrar yutularak ince barsağa geçerek erişkin forma dönüşür. Bu dolaşım 2-3 ay sürer.

  • Erişkin dişi askaris günde 240.000 yumurta üretir.
  • Dışkıyla atılanlardan gelişen infektif embriyonlu yumurtalar sert olup sıcaklık ve kuruluğa dayanaklıdır.
  • 5-10C'de 2 yıl (nemli toprakta 6 yıl), 22C'de 3 hafta canlı kalabilir.
  • Tüm dünyada en yaygın nematoddur.
  • Çoğu asemptomatiktir.
  • Larvalara bağlı akciğerde alveolar harabiyet ve salgıladıkları antijenlerin geçici eozinofilik infiltrasyonu sonucu Loeffler sendromuna neden olur.
  • Akut başlayan hırıltılı solunum, psroksismal (ani ve geçici krizler halinde gelen) kuru öksürük ve yüksek ateş 2-3 hafta sürer.
  • İshal, abdominal rahatsızlık, karın ağrısı, ürtikeryal döküntü, anjiyoödem, bağırsak ve biliyer tıkanıklık, peritonit

  • Tanıda dışkının mikroskobisinde karakteristik kalın kabuklu yumurtaların görülmesiyle konur. Pulmoner formda solunum sekresyonu ve mide sıvısı incelenir.
  • Dışkıda yumurtanın saptanması 2-12 ay önce alınmış infeksiyonu gösterir.
  • Pnömonit (erişkin solucanlar henüz yumurtlayacak olgunluğa ulaşmadığından) veya kısa süre sonrasında dışkıda negatiflik tanıyı ekarte etmez. Ayrıca, görülmesi de tanıyı doğrulamaz.
  • Pnömonit aşamasında tanı balgamın mikroskopisinde larvaların, eozinofillerin veya Charcot-Leyden kristallerinin görülmesiyle konur.
  • Pnömonitte genellikle periferik eozinofili ve akciğer grafisinde geçici infiltrasyonlar görülür.
  • Tedavide tek doz 400mg oral albendazol verilir. Alternatif 3 gün 200mg/gün mebendazol veya 11mg/kg/gün pirantel pamoat verilebilir.
  • Pulmoner askariyaz kendini sınırladığından spesifik bir tedavi önerilmez.
  • Kolanjit veya biliyer tıkanıklıkta ERCP veya cerrahi gerekebilir.
  • Önlemede en etkin yol hijyen koşullarının iyileştirilmesi ve insan atıklarının uygun şekilde ortadan kaldırılmasıdır.

          Enterobius vermicularis
          • Kıl kurdu
          • Tırnak, gece giysisi veya yatağa bulaşmış embriyonlu yumurta oral alınır.
          • İnce barsağı üst kısmında erişkin (2-5mm) hale gelerek kalın barsağa geçer. Kolon lümeninde serbestçe dolaşıp çiftleşirler.


          • Gebe dişiler gece rektum dışına göç ederek perianal ve anal bölgeye çok sayıda yumurta (11.000) bırakır.
          • Yumurtalar atıldıktan sonra 6 saatte embriyone olur.
          • Retroinfeksiyon: Ciltte kalan embriyone yumurtalardan çıkan infektif larvalar anüsten rektuma geri göç eder. Kadında genital yolla ektopik infeksiyonlara yol açabilir.
          • Dünya çapında ılıman iklimlerde en yaygın nematoddur. Tüm çocukların yaklaşık 1/4'ü infektedir.
          • Çoğu asemptomatiktir.
          • Parazitin proteinlerine karşı oluşan geceleri peri-anal kaşıntı tipik olup en sık görülen semptomdur.
          • Diyare, iştahsızlık, kilo kaybı, anemi, karın ağrısı, ürtiker, eozinofili, burunda kaşıntı, diş gıcırdatma, sinirlilik, gece korkuları
          • Nadiren apandisit, vulvovajinit, salpenjit veya peritonitle sonuçlanabilir.

          • Selofant yöntemi (3 gün art arda) ile uyandıktan hemen sonra veya yıkanmadan önce perianal bölgedeki yumurtaların mikroskopisi ile tanı konur.
          • Karakteristik yumurtalar oval ve yan tarafı hafif düz görünümdedir.
          • Dışıkıda yumurtanın veya perianal bölgede solucanın görülmesi nadirdir.
          • Tedavide tek doz albendazol 400mg ya da mebendazol 100mg ya da 11mg/kg pirantel pamoat verilir.
          • Yumurta veya larvalara yönelik olarak 2 hafta sonra tedavi tekrarlanır.
          • Hasta ile yakın temastaki tüm bireyler (ev halkı, aynı kreşe devam eden çocuklar..) tedavi edilmelidir.
          • Yumurtaları yok etmek için yatak ve iç çamaşırları sıcak su ile iyice yıkanmalıdır.

          Trichuris trichiura
          • Kamçılı kurt olarak bilinir.

          • Doku göç fazı olmadığından yaşam döngüsü GİS ile sınırlıdır.

          • Embriyonlu yumurta oral yolla alınır.
          • Sonra, larvalar ince bağırsağa geçer ve bir dizi değişim geçirir. Oral yumurta alımı ve dışkıda yumurta bulunma süresi üç aydır.
          • Erişkinin solucanın uzunluğu 5cm'dir. Konakta 2 yıl canlı kalabilir.
          • Tropikal ve subtropikal bölgelerin kırsal ve yoksul bölgelerinde sık görülür.
          • İnsan parazit için tek konaktır.
          • Çoğu asemptomatiktir.
          • Çocuk yaş grubunda parazit yükü daha fazla olduğundan infeksiyonlar daha ağırdır.
          • Apandisit yapabilir.
          • Çekumda yerleşmeyi sever.
          • Karın ağrısı, ishal, rektal tenezm ve prolapsus (kolon rektumda kronik mukozal enflamasyon ve ödem), anemi

          • Tanı dışkının mikroskopisinde bipolar limon şeklinde her iki ucunda tıkaç bulunan tipik yumurtaların tanımlanması ile konur.  
          • İlk seçenek mebendazol 100mg/gün 3 gün (%70 kür), alternatif albendazol 400mg/gün 3 gün ya da ivermektin 0.2mg/kg/gün 3 gün önerilir.

          Ancylostoma duodenale, Necator americanus
          • İnsanlardaki kancalı kurt infeksiyonlarından sorumludurlar.
          • Dışkı ile dış ortama atılan yumurtalardan larvalar serbestleşir.
          • Kontamine toprak veya çimdeki infektif filariform larvalarla özellikle 5-10 dk korunmasız çıplak ayakla temasla ciltten bulaşır.
          • Giriş yerinde eritem, kaşıntılı makülopapüler, bazen veziküler döküntü oluşur.
          • Larva hematojen yolla akciğer alveollerine ulaşır. Bronkotrakeal yolla farinkse ilerler. Yutularak GİS'e ulaşır.
          • Larvalar cildi geçtikten 5-9 hafta sonra iki değişim geçirerek olgun erişkin forma dönüşür.
          • A. duedonale kesici dişleriyle, N. americanus keskin damağı ile ince barsak mukozasına yapışarak yaşar.
          • Burada çiftleştikten sonra erişkin dişi hergün dışkıyla atılan binlerce (A. duedonale 28.000, N. americanus 10.000) yumurta üretir.
          • Sıcak, nemli toprakta yumurtadan çıkan filarifom larvalar başkalarını infekte eder.
          • A. duedonale oral yoldan da bulaşabilir.
          • Her iki parazit için insan kesin konaktır.
          • Dünyada 500 milyondan fazla insan infektedir. N. americanus tüm dünyada yaygın, A. duedonale sınırlı coğrafi dağılım gösterir.
          • GİS'ten kan kaybı ve demir eksikliği anemisi, ağır akciğer tutulumundan sonra gelişir.
          • El-ayaklarda kaşıntılı eritematöz ve papüler döküntülere neden olur.
          • Akut belirtiler larvanın akciğerden geçişi sırasında günler içinde ortaya çıkar.
          • Kuru öksürük, boğaz ağrısı, hırıltılı solunum, hafif ateş ve geçici akciğer semptomları yapar.
          • A. duedonale larvalarının oral alınmasıyla akut olarak bulantı, kusma, boğazda tahriş, öksürük, nefes darlığı ve ses kısıklığı ile karakterize Wakana sendromu yapar.
          • İntestinal kanala yerleşmesi sırasında karın ağrısı, ishal, kilo kaybı gelişebilir.
          • Dışkıda gizli kan veya melena şeklinde ortaya çıkar.
          • Özellikle çocuklarda toprak (pika) yemeye neden olabilir.
          • Tanıda kontamine toprak teması öyküsü önemlidir. Radyografide kısa süreli infiltrasyonlar, balgam/perifer kanda eozinofili tanıyı destekler.
          • Primer karakteristik yumurtaların mikroskopi ile dışkıda görülmesiyle tanı konur.

          • A. duodenale'nin serbest yaşayan larvası

          • N. americanus larvası
          • Tedavide tek doz 400mg oral albendazol bağırsak kancalı kurt infeksiyonu için verilir. Alternatif 3 gün 200mg/gün veya tek doz 500mg mebendazol kullanılabilir.
          • Kutanöz larva migrans kendini birkaç hafta ya da ay içinde sınırlar. Tek doz ivermektin hızlı iyileşme sağlar.
          • Önlemede en etkin yol hijyen koşullarının iyileştirilmesi ve insan atıklarının uygun şekilde ortadan kaldırılmasıdır.

          Strongyloides stercoralis
          • Diğer nematodlara göre daha az görülür.  Tüm dünyada 30-100 milyon kişi infektedir. Tropikal ve subtropikal bölgelerde endemiktir.
          • İnsandan insana bulaşarak yayılır.
          • Dışkı ile kontamine toprakta yaşayan flariformların deriye girmesi ile bulaşır.
          • Hematojen yolla akciğere alveol duvarına girer, bronkoalveolar ağaç, trakea ve farinkse ilerler, yutularak GİS'e geçer.
          • Dişiler barsakta partnogenetik (döllenme olmadan) yumurtlarlar ve bu yumurtdan larvalar (rabditimsi) gelişebilir.
          • Bunların bazısı filariform larva haline gelerek barsak duvarını deler ve kana ulaşır (iç oto infeksiyon)
          • Bazı larvalar ise perianal bölgeye ulaşarak burada filariform larvalar oluştururlar ve böylece deriyi delerek kana geçerler (dış otoinfeksiyon)
          • Karışık yaşam siklüsünü tümüyle insanda tamamlayabilen tek helminttir.
          • İmmün yanıt mormalse otoinfeksiyon döngüsünü devam ettirir. Dekatlar boyunca aemptomatik kalabilir.  
          • Bu arada dışkı ile dışarı atılan larvalar toprakta iki farklı yolu izlerler:
              • Bazıları toprakta flariform larva haline gelerek direkt olarakinsanları infekte edebilir (düz evrim)
              • Bazıları gelişerek erişkin dişi ve erkek parazitleri oluşturur ve bu erişkinler birkaç nesil sonra infektif larvaları oluşturur (çapraşık evrim)
          • Hücresel immünyetmezlikte (HIV) tablo ölümle sonlanabilir.
          • Dissemine strongiloidiyaz larvarın geçişinde enterik gram negatif bakterilerin translokasyonu sonucu sıklıkla sepsis görülebilir.
          • Vakaların 1/3'ü asemptomatiktir.
          • Ciltte giriş yerinde kaşıntılı eritem gözlenir.
          • Akciğere göç sırasında Loeffler sendromu benzer tablo yapar.
          • Hiperinfeksiyonlu vakalarda akut başlangıçlı ateş, takipne, hipoksemi ve periferik eozinofili görülebilir.
          • Hücresel immünite bozulursa çok sayıda genç larva, filariform larvaya dönüşür.  
          • Bağırsak duvarından girerek genel dolaşıma katılarak hiperinfeksiyon (olağanüstü parazit yükü) sendromuna yol açar.
          • Larva Currens: Anüsten flariform larvaların göçü (5-15cm/saat), kalça, uyluk üstü ve karnın altında yılankavi (dolambaçlı) kaşıntılı eritematöz makülopapüler veya ürtikeryal döküntü yapar.

          • Kesin tanısı taze dışkı, balgam, BOS, idrar ya da dokuda mikroskopik larvaların görülmesi ile konur.
          • Dışkıda filariform larvaların bulunması aktif otoinfeksiyonun göstergesidir.
          • Dışkıda %75 duyarlılık ve %95 özgüllük ile moleküler metod NAAT (GİS multipleks PCR panel)
          • Dışkıda flariform larval antijenleri saptamda ELISA IgG %83-93 duyarlılık ve %95-98 özgüllük
          • Tedavide 0.2mg/kg ivermektin 2 gün verilir, 2 hafta sonra aynı şekilde tekrarlanır (kür %94-100). Alternatif albendazol 400mg/gün 1 hafta verilebilir (kür %38-87).

          Trichinella spiralis
          • İnsan hem son konak hem ara konak olabilir, hem erişkin hem larvası bulunup hastalık oluşturabilir.

          • En sık olarak içinde larvalar bulunan domuz etiyle insanlara bulaşır.

          • Alınan larvalar barsakta serbest kalırlar ve barsak mukozasına yerleşerek erişkin hale dönerler.
          • Burada intrauterin olarak oluşmuş larvalar (vivipar) direkt olarak lenfatikler ve kan yoluyla tüm vücuda yayılır.
          • Yayılan larvalar sadece çizgili aktif kaslarda yerleşebilirler.

          • En sık diafragma, dil, larinks, karın kaslarını tutarlar.
          • Burada yerleşen larva konak tarafından oluşturulan yanıtla oluşan bir kist duvarı içinde sınırlanır.
          • Kalp kasındakiler enkiste olamazken genelde kistler bir süre sonra kalsifiye olurlar.
          • Hem erişkini hem larvası hastalık
          • Erişkinlerin barsağa yerleşmesi sırasında, infekte et yenilmesinden 1 -2 gün sonra yeni gelişen erişkin barsak duvarına yerleşirken kanlı-mukuslu bir ishal oluşabilir.
          • Kistler ise bulunduğu bölgeye ve yoğunluğa bağlı olarak bulgular oluşturabilir.
          • Eozinofili, kas enzimleri artışı, periorbital ödem en belirgin tablodur.
          • Dışkıda erişkinler, kanda ya da dokularda larvalar görülerek tanı

          • Periferik kanda T. spiralis larvaları
          • Kas biopsileri tanıda faydalı olabilir.
          • Antikor yanıtı faydalı olabilir.
          • Tiabendazol, dietilkarbazin

          Visseral larva migrans
          • Son konağı insan olmayan nematod larvalarının insanda yaptıkları hastalıkları tanımlar.
          • Köpeklerin helmint paraziti olarak bilinir (resim).

          • En sık etken Toxocara canis' tir.
          • Yumurtaları insanlara bulaşabilir.
          • İnsanlara bulaşan larvalı yumurtalardan çıkan larvalar barsak duvarına geçerek dolaşıma karışır.
          • Ulaştığı bölgelerde granülom oluştururlar
          • En sık karaciğerde granülomlar görülür.
          • Diğer önemli ve sık bir tutulum yeri gözdür.
          • Reinfeksiyonlarda hiperreaktif bir yanıt
          • Toprak yeme öyküsü olan ve hipereozinofili görülen her çocukta akla
          • Çoğunlukla çocuklarda ve genç erişkinlerde görülür.
          • Biopsiile kesin tanı konulabilirse de sıklıkla serolojik yanıt araştırılarak tanı konulmaya çalışılır.
          • ELİSA ve Western bloting ile doğrulama tercih edilen yöntemdir.
          • İnsanda erişkin şekli oluşamadığı için yumurtaları saptanmaz.
          • Kesin bir tedavi belirlenmemiş olsa da eozinofili ve Toxocara Ig E (+) olguların tedavisi önerilmektedir.
          • Mebendazol, Tiabendazol, Dietilkarbamezin

          Kutanöz larva migrans
          • Ancylostoma braziliense gibi nematodların cilde göç ettiği bir durumdur.




          Sestodlar
          • Yassı solucanlardır.
          • Vücutları baş (skoleks), boyun ve proglottis (genç-olgun-gebe halkalar) kısımlarından oluşur.
          • Sindirim ve dolaşım sistemleri yoktur. Hepsi hermafrodittir (erkek dişisi ayrıdır) ve parazit olarak yaşarlar.
          • Erişkin formu GİS'te, larva formu karaciğer, akciğer, kas, beyin, göz ve diğer organlarda yaşar.
          • Baş kısmında tutunmayı sağlayan 4 çekmen bulunur (Diphyllothrium latum hariç)
          • Bazılarında çengellerde bulunur.
          • D. latum hariç yumurtalarında kapak yoktur.

          Taenia saginata
          • Taeniazis hastalığın genel adıdır.
          • Erişkini insan (son konak) ince bağırsağında, larvası sığırlarda (ara konak) bulunur.
          • Yaşam siklusu insan-sığır-insan'dır.
          • Erişkin parazitin boyu 5-8 metredir, 25 metreye ulaşabilir. 1000-2000 halkadan oluşur. T. solium da 1000 halka var ve uzunluğu 2-7 metredir.
          • Diğer tenya türlerinden farklı olarak skolekslerinde rostellum ve çengel yoktur. "İnsanların silahsız şeridi" olarak bilinir.
          • Gebe halkalarının herbiri T. saginata'da 100.000 , T. solium'da 50.000 yumurta taşır.

          • Tür tayininde rol alan gebe halkalardaki ana uterin yan dal sayısı T. saginata'da 15-20, T. solium'da 7-13'tür.
          • T. saginata'nın kopan halkaları, T. solium'dan farklı olarak hareketlidir. Dışkılama, oturma, yatma esnasında anüsten ara ara çıkarlar. Halk arasında "abdest bozan" bilinir.
          • Dışkıyla atılan gebe halkaların parçalanmasıyla yumurtalar serbestleşir ve otlaklarda ara konak olan sığırlar tarafından alınır.  
          • Yumurta 35mikrometre çapında, yuvarlak veya ovaldir, kalın enine çizgili kabukla çevrili, 6 adet çengelli embriyo (onkosfer) içerir.
          • İnfekte yumurtaların alınması ile yumurtadan çıkan hareketli embriyon bağrsak duvarına penetre olur. Kan dolaşımı ile kaslara yerleşir.
          • 2 ay içinde cysticercus bovis adlı, 10mm, oval, beyaz, içi sıvı dolu kese şeklinde larvalar oluşur.
          • Az pişmiş ya da çiğ sığır etinin (etli çiğ köfte) yenilmesi veya infekte etlerle uğraşanların ellerini ağzına götürmesiyle larvalar insana bulaşır.
          • 2-3 ayda hastalık belirtileri ortaya çıkar. Erişkin parazit insanda 40 yıl yaşayabilir.
          • Çoğu asemptomatiktir.
          • En sık semptom halkaların anüsten atılmasıdır.
          • Sinirlilik, uykusuzluk, baş ağrısı, konsantrasyon bozukluğu, epigastrik karın ağrısı, şişkinlik, geğirme, bulantı, kusma, konstipasyon/diare görüebilir.
          • Nadiren ürtiker görülür. Az hastada kusma esnasında solunum asfiksi, apandisit ve kolesistit yapabilir. Uterusta yerleşimle postmenapozal kanama görülebilir.

          • Tanıda dışkı ve selofan bant (halkanın yumurtlama deliği yok, bağırsakta parçalanmazsa dışkıda görülmez) yöntemiyle parazit yumurta ve halkaları saptanabilir.
          • Tür ayırımı baş incelemesi ve uterus yan dal sayısına göre yapılır.
          • Kanda eozinofli %15 vakada saptanır.
          • Dışkıda ELİSA ile tenya spesifik koproantijenler saptanabilir. Tedaviden 9-17 gün sonra negatifleştiğinden takipte kullanılabilir.
          • PCR ile T. saginata DNA'sı gösterilebilir.
          • Tedavide ilk seçenek prazikuantel 5-10 mg/kg oral tek doz verilir. 4 yaş altı güvenli değildir.
          • Niklozamid kullanılabilir. Parazit mitokondrisinde oksidatif fosforilasyonu, ATP yapımını ve anaerop metabolizmay önler. Erişkine etkili iken yumurtaya etkisizdir.
          • Skoleks haraplanması başarı göstergesidir. Niklozamidde başarı %95'dir. 3 ay sonra halka çıkarmaz veya dışkıda yumurta saptanmazsa başarı sağlanmıştır.
          • Albendazol ve nitazoksanid alternatif ajanlardır.
          • Korunmada infekte insanlar tedavi edilir. Etle uğraşanlar eldiven kullanır. Çiğ etten kaçınılır.
          • 56C'de 5 dak ya da -20C'de 7-10 günde etlerdeki infekte larvalar harap olur.
          • İnfekte sığırlar prazikuantel ile tedavi edilir.
          • Halkın bulaş yolları açısından eğitilmesi, alt yapının iyileştirilmesi ve tuvalet alışkanlığının kazandırılması önemlidir.

          Taenia solium
          • Domuz şeridi, silahlı tenya

          • Yaşam döngüsü T. saginata'ya benzerdir. Ancak ara konak domuzdur.
          • Az pişmiş ya da çiğ domuz etinin yenilmesi veya infekte etlerle uğraşanların ellerini ağzına götürmesiyle larvalar (Cysticercus cellulosa) insana bulaşır.
          • Parazitin hem erişkini hem de larvası insanda infeksiyon yapar.
          • Yumurtaları T. saginata'dan farklı olarak infeksiyöz'dür.

          • T. solium infekte kişilerin yumurtaları tekrar almasıyla (otoinfeksiyon) "sistiserkoz" denen larval infeksiyon gelişebilir.
          • Larvanın sayısı ve bulunduğu dokuya göre klinik bulgular değişir.
          • MSS yerleşimi ile konvülzyonlar sıklıkla görülür.
          • Larval dönemde yerleştiği organa göre kas ağrısı, görme bozukluğu, epilepsi, felç veya başağrısı gibi belirtiler gözlenebilir

          • Tanıda T. saginata ile benzer yöntemler kullanılabilir.
          • Halkalarda T. solium’un daha az yan dal (7-13 dal) oluşturduğu gözlenir.

          • Erişkinin baş kısmında rostellum üzerinde sıralanmış çengeller (silahlı tenya) ayrımda işe yarayabilir.
          • Sistiserkoz radyolojik inceleme ile ortaya konulabilir.
          • Tedavisi T. saginata ile benzerdir.
          • Tek doz prazikuantel veya niklozamid (sistiserkoz riski var, çünkü yumurtalara etkisiz) ilk seçeneklerdir.
          • İlaçtan 2-4 saat sonra müshil verilerek tenyanın hızla atılması sağlanır.
          • Sistiserkoz riski nedeniyle tüm hastalar ve gebeler tedavi edilmelidir.
          • Sistiserkoz tedavisi cerrahidir.
          • Korunmada T. saginata ile benzer önlemler uygulanır.

          Hymenolepsis nana
          • Cüce şerit (insan bağırsağında parazitlenen en küçük şerittir)

          • Dünyada en sık rastlanan sestod infeksiyonudur.
          • Ara konağa gereksinim göstermeden, insandan-insana bulaşabilen tek sestoddur.

          • Dışkıda bulunan yumurtaların yutulması ile bulaşır.
          • Yumurtadan çıkan onkosfer barsak villuslarında sistiserkoid hale sonra erişkin hale gelerek barsağa tutunur.
          • Atılan gebe halkadan çıkan yumurtalar infektiftir ve bazen barsakta açılarak sistiserkoid larva ve erişkin haline dönebilir (hiperinfeksiyon).
          • Barsakta hem larva hem erişkin şekli bulunabilir
          • Başlıca çocuklarda görülür. Çoğu asemptomatiktir.
          • Karın ağrısı, ishal, anemi, baş dönmesi, allerjik döküntü, uykusuzluk
          • İmmün sistemi baskılanmış hastalarda fırsatçı infeksiyon olabilir.

          • Tanı dışkı mikroskopisinde tipik, şeffaf, polar iplikçikleriyle kolayca ayrılan yumurtaların görülmesi ile konur.
          • Tedavide Niklozamid, Praziquantel kullanılabilir.

          Diphyllobothrium latum
          • Balık şeridi olarak bilinir.
          • Göl, nehir çevreleri ve çiğ balık tüketilen toplumların hastalığıdır.
          • İnsanda infeksiyon yapan en büyük şerittir (10-12 metre, ancak 30 metre kadar olabilir)

          • Skoleksi badem ya da armut şeklindedir. Çekmen yoktur fakat boylu boyunca uzanan iki emme çukuru bulunur.
          • Halkalarında yumurtlama deliği bulunması ve yumurtalarının kapaklı olması ile diğer sestodlardan farklıdır.


          • Dışkıyla atılan yumurta infektif değildir. Göl veya nehirlerin tatlı sularında olgunlaşır ve larvalar (coracidium) gelişir.
          • Gelişimini tamamlaması için 2 arak konak gerekir. 1.si tatlı su yumuşakçaları (cyclops) ile larvalar procercoide dönüşür, 2.si balıklar yumuşakçaları yer pleurocercoide dönüşür. Küçük balıkları büyük balıkları yer bunlarda gelişen pleurocercoid bulaşmada daha önemlidir.
          • İyi pişmemiş balıkların tüketimi ya da parazit yumurtalarının elle oral alımı ile bulaşır. Öyküde önemlidir.
          • Sıklıkla asemptomatiktir. 30 yıl veya daha uzun yaşarlar.
          • İnfekte kişiler halkaların atıldığını farkederler.
          • Halsizlik, baş dönmesi, ishal, karın ağrısı, kilo kaybı görülebilir.
          • Jejenumda erişkin D. latum B12 vitamini emerek depolar. B12 vitamini eksikliğine bağlı pernisyöz anemi yapar. Sinir sisteminde hasara yol açabilir.

          • Tanıda dışkıda karakteristik kapaklı yumurtaların görülmesiyle tanı konur.
           
          • Rozete benzer kahverengi-esmer halkalar tanıda değerlidir.
          • Tedavide Praziquantel tercih edilir. Alternatif niklozamid kullanılır. B12 vitamini parenteral verilir.
          • Korunmada iyi pişmiş veya derin dondurcuda dondurulmuş (en az -10 dercede 24 saat) balık yemekle önlenebilir.




          Trematodlar
          • Yapraksı solucanlar
          • Yaprağa benzer tek parçalı bir yapıdadırlar (Schistosoma daha uzun solucanımsı bir yapıdadır).
          • Çekmenleri vardır ve sindirim sistemleri kör olarak sonlanır.
          • Schistosoma hariç hermafrodittirler.
          • Kapaklı yumurtalara sahiptir.
          • Erişkin şekilleri vertebralılarda bulunurken larva dönemleri salyangoz cinsinde geçer ve bu salyangoz cinsi coğrafi dağılımlarını belirleyen en önemli belirleyicidir.
          • İnsanda belirli dokuların tutulduğu görülür:
              • Karaciğer-trematod: Fasciola hepatica, Dicrocoelium dentriticum, Opistorchis spp., Clonorchis sinensis
              • Barsak-trematod: Fasciolopsis buski, Heterophyes heterophyes, Metagominus yokogawai, Gastrodiscoides hominis, Echinostoma spp.
              • Akciğer: Paragominus westermani
              • Kan damarları: Schistosoma
          • Yaşam döngüleri karışık fakat genel anlamda birbirine benzerdir.
          • İnsandan atılan yumurtalar içinde miracidiumlar vardır. Uygun konak olan yumuşakçaya ulaşırlarsa döngü devam edebilir. Burada sporokist ve redia yapıları oluşur ve bu yapılardan dış ortama cercaria (serkaryalar) salınır.
          • Serkaryalar diğer bir ara konakta ya da su bitkilerinde kistleşerek beklerler (metacercaria) ve insan tarafından alınınca erişkin aşamaya gelerek infeksiyon oluştururlar.
          • Schistosoma serkaryaları ise suda yüzerek deriden insanları infekte edebilir.
          • Trematod infeksiyonları tedavisinde pirazikuantel kullanılır.


          Fasciola hepatica
          • Karaciğer ve safra yollarında yaşayan trematod’dur
          • Yumurtalar dışkıyla atılır ve suda miracidiumlar gelişimini sürdürerek salyongaza ulaşırlar.

          • Galba truncatula, Avrupa'da Fasciola hepatica'nın ana ara konağı olan amfibi tatlı su limnaeid salyangozu



           
          • Serbest yüzen serkarya, flagella

          • Çimenlere yapışan kistler
          • Salyongozda sporokist, redia ve bunlar içinde çok sayıda serkaryalar oluşarak salyangozdan ayrılır ve su bitkileri üzerinde kistleşerek metaserkarya formuna döner.
          • Bu bitkilerle ya da kirli suların içilmesi ile metaserkaryalarla son konaklara bulaşabilir.
          • Metaserkaryalar barsakta açılır ve periton boşluğuna geçerek buradan KC kapsülünü delerek KC’e ulaşır.
          • Burada kapsül altında sonra safra yollarında yerleşerek uzun yıllar yaşayabilir.

          • Erişkin formları 2-3 cm boyunda 1 cm enindedir yaprak şeklindedir
          • Ülkemizde koyun, keçi ve sığırlarda sık
          • Halk arasında büyük karaciğer kelebeği olarakta bilinmektedir
          • Klinik bulgular akut olarak karaciğer tutulumu bulguları (ateş, hepatomegali, karın ağrısı) , akciğer infeksiyonu, deri altında ya da diğer ektopik yerleşim alanlarına ulaşma ile ilgili olabilir.
          • Kronik dönemde kolanjit atakları
          • Eozinofili ile asemptomatik bir form şeklinde izlenebilir.

          • Tanıda dışkı/safrada yumurtalar saptanabilir. İlk üç ayda yumurtalar saptanamaz
          • IHA ve ELİSA ile antikor yanıtı araştırılabilir.
          • Özellikle BT başta olmak üzere görüntüleme testleri tanıda faydalıdır.
          • Tedavide Triklabendazol, Nitazoksanid, Prazikuantel



          Paragonimus westermani
          • Uzak Doğu, Batı Afrika ve Amerika
          • Su kabuklularının çiğ olarak yenmesi ile alınan metaserkaryalar duodenumda açılarak periton boşluğuna ulaşırlar.
          • Buradan diafragmayı delerek akciğerlere ulaşırlar ve erişkin şekiller akciğerlerde oluşur.
          • Akciğerde kronik infeksiyona bağlı fibrozise neden olurlar.
          • Nadiren MSS, karın içi organ tutulumları yapar.
          • Balgamda bazen dışkıda yumurtalar saptanır.


          Clonorchis sinensis
          • Uzak Doğu’da sıktır.
          • Çiğ balık yemekle bulaşır.
          • Karaciğer tutulumu ile siroz gelişir.
          • Kolanjiokarsinom ile ilişkilidir.
          • Tanı dışkıda yumurtaların görülmesiyle konulabilir.


          Fasciolopsis buski
          • Büyük bağırsak kelebeği
          • Domuz yetiştiriciği ve dere kenarı bitkilerinin yıkanmadan yenmesi ile bulaşır.
          • Fasciola hepatica’dan daha büyüktür.
          • Son konak: domuz ve insandır.
          • Evrimi diğer trematodlara benzer.
          • Metaserkaryalar, insan tarafından ağız yolu ile alındıktan 3 ay sonra ince bağırsakta erişkinleşir.
          • Genellikle duodenum ve jejenum mukozasında mekanik, toksik ve enzimatik etkiler, villus atrofisi, malabsorbsiyon, tıkanma ve ağır enfeksiyonda ülser gelişebilir.
          • Dışkı sarı-yeşil ve pis kokuludur ve dışkıda kan bulunabilir.
          • Formol-etil asetat çöktürme ve “Kato-katz” kalın dışkı preparatı incelenmesi ile tanı konabilir.
          • Periferal eozinofili, anemi diğer laboratuvar bulgularıdır.
          • Tedavi: prazikuantel


          Korunma
          • İnfeksiyon zincirinin kırılması
          • Vektörle mücadele
          • Kanalizasyon sistemlerinin düzenlenmesi
          • Hijyenik şartlara uyum sağlanması
          • Ellerin yıkanması
          • Tırnakların kesilmesi
          • Çiğ sebzelerin yıkanması, pişirilerek yenmesi
          • Çiğ et yenilmemesi
          • Suların kontaminasyonunun engellenmesi
          • Şüpheli suların kaynatıldıktan sonra içilmesi
          • Kirli sularda yüzülmemesi
          • Çıplak ayakla toprakta dolaşılmaması
          • İnsan ve hayvan atıklarının ortadan kaldırılması


          SORULAR

          Larvalarına bağlı akciğerde alveolar harabiyet ve salgıladıkları antijenlerin geçici eozinofilik infiltrasyonu sonucu Loeffler sendromuna neden olan ve tüm dünyada en yaygın görülen nematod hangisidir?
          A) Strongyloides stercoralls
          B) Ascaris lumbricoides
          C) Trichuris trichiura
          D) Diphyllobothrium latum
          E) Fasciola hepatica

          Kamçılı, ara konağı olmadan kistlerle oral yoldan bulaşabilen, uzun süreli ishal sonucu A vitamini eksikliği yapabilen, trofozoidi armut görünümlü olan protozoon hangisidir?
          A) Entamoeba histolytica
          B) Balantidum coli
          C) Giardia duedonalis
          D) Cryptosporidium parvum
          E) Dientamoeba fragilis

          Aşağıdaki intestinal nematodlardan hangisi konak insanda çoğalabilir?
          A) Strongyloides stercoralls
          B) Ascaris lumbricoides
          C) Trichinella spiralis
          D) Trichuris trichiura
          E) Enterobius vermicularis

          Gastrointestinal sistem parazitleri ile ilgili etken ve neden olduğu klinik eşleştirmelerinden hangisi doğrudur?
          A) Trichuris trichiura - Rektal prolapsus
          B) Giardia lamblia - Perianal kaşıntı
          C) Ascaris lumbricoides - Cysticercosis
          D) Taenia saginata - Pernisyöz anemi
          E) Enterobius vermicularis - Löfler pnömonisi

          Enterobius vermicularis yumurtaları ile taşınarak bulaşabilen kist şekli olmayan ameboid protozoon hangisidir?
          A) Entamoeba histolytica
          B) Balantidum coli
          C) Giardia duedonalis
          D) Cryptosporidium parvum
          E) Dientamoeba fragilis


          Larvaların barsak geçişi esnasında gram negatif bakterilerin translokasyonu sonucu sıklıkla sepsise yol açan ve hücresel immün yetmezlikte hastalık tablosu ölümle sonuçlanabilen helmint hangisidir?
          A) Strongyloides stercoralls
          B) Necator americanus
          C) Trichinella spiralis
          D) Trichuris trichiura
          E) Anclostoma duodenolae

          Dışkıda karakteristik kapaklı yumurtaların görülmesiyle tanısı konan sestod türü hangisidir?.
          A) Echinococcus granulosus
          B) Taenia solium
          C) Hymenolepis nana
          D) Diphyllobothrium latum
          E) Taenia saginata

          Kolanjiyokarsinom gelişimi ile ilişkili helmint türü hangisidir?
          A) Strongyloides stercoralis
          B) Fasciola hepatica
          C) Clonorchis sinensis
          D) Toxacara canis
          E) Diphyllobothrium latum

          Karışık yaşam siklüsünü tümüyle insanda tamamlayabilen tek helmint hangisidir?
          A) Strongyloides stercoralls
          B) Necator americanus
          C) Trichinella spiralis
          D) Trichuris trichiura
          E) Anclostoma duodenolae

          Domuzlarda yaygın olup insanda hastalık yapabilen en büyük protozoa hangisidir?
          A) Entamoeba histolytica
          B) Balantidum coli
          C) Giardia duedonalis
          D) Cryptosporidium parvum
          E) Dientamoeba fragilis

          Aşağıdaki intestinal nematodlardan hangisi oral yoldan bulaşmaz?
          A) Strongyloides stercoralls
          B) Ascaris lumbricoides
          C) Trichinella spiralis
          D) Trichuris trichiura
          E) Enterobius vermicularis

          Aşağıdaki helmintlerden hangisinin proteinlerine karşı oluşan geceleri tipik perianal kaşıntı en sık görülen semptomdur?
          A) Strongyloides stercoralls
          B) Ascaris lumbricoides
          C) Trichinella spiralis
          D) Trichuris trichiura
          E) Enterobius vermicularis

          Enterobiyaz ile ilgili ifadelerden hangisi yanlıştır?
          A) Kadında genital yolla ektopik infeksiyonlara yol açabilir.
          B) Dışıkının mikroskopik incelemsinde yumurta sıklıkla saptanabilir.
          C) Tedavide albendazol önerilir.
          D) Hasta ile yakın temastaki tüm bireyler tedavi edilmelidir.
          E) Yumurtaları yok etmek için çamaşırlar sıcak su ile iyice yıkanmalıdır.

          Larvalarının oral alınmasıyla akut olarak bulantı, kusma, boğazda tahriş, öksürük, nefes darlığı ve ses kısıklığı ile karakterize Wakana sendromu yapan sınırlı coğrafi dağılım gösteren helmint hangisidir?
          A) Strongyloides stercoralls
          B) Necator americanus
          C) Trichinella spiralis
          D) Trichuris trichiura
          E) Anclostoma duodenolae

          İyi pişmemiş et tüketiminden 24 saat sonra bulantı, kusma, kanlı mukuslu diyareyi takiben, baş ağrısı, myalji, peri orbital ödem, kaç güçsüzlüğü kliniği ile seyirli, laboratuvar değerlendirmede eozinofili, kreatin kinaz artışı saptanan vakadan sorumlu en olası helmint hangisidir?  
          A) Strongyloides stercoralls
          B) Fasciola hepatica
          C) Trichinella spiralis
          D) Trichuris trichiura
          E) Entamoeba histolytica

          Ara konağa gereksinim göstermeden insandan insana bulaşabilen tek sestod türü hangisidir?.
          A) Echinococcus granulosus
          B) Taenia solium
          C) Hymenolepis nana
          D) Diphyllobothrium latum
          E) Taenia saginata

          Son güncelleme: 25 Ocak 2021
          İçeriğe dön